E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

1- Bizim iki ayrı kurulmuÅŸ devletimiz var. Biri mevcut sınırları belli olan, PDK ve YNK tarafında kurulmuÅŸ, diÄŸeri ise sınırları belli olmayan ama daha büyük bir alanı kapsayan, yerelde iktidarı olan ve PKK’nin kurduÄŸu devlettir.
Bu iki devletin sınırlarını birleÅŸtirip, daha etkili bir alana sahip olmak ve güçlü bir yapıya kavuÅŸmak, hayal edemiyeceÄŸimiz kadar bize yakın duruyor. Elele verince çok kolay olacağı gün gibi ortada.
Ne yapmak istediÄŸimiz ve vicdanımıza biraz kullak verdikten sonra, sanırım çok daha gerçekçi bir noktada olcağız ve baÅŸaracağız.
Bir kere ÅŸu gerçeÄŸin altını hep birlikte çizmek zorundayız. Kürd Sorununun tek çözümü biziz ve anahtarı de elimizde. Sorun tek ve yine çözümü tek olduÄŸuna göre, yapmamız gereken tek ÅŸey; bir birimize güç ve destek vermektir. Farklılıklarımız olsun, olmasa zaten hoÅŸ bir ÅŸey de ortaya çıkmaz.
Tek sorun ve tek çözümü olduÄŸuna göre, bu iÅŸi en kolay ve en az zararla nasıl çözeriz? Bu noktada hareket ettiÄŸimiz zaman doÄŸru sonuçlar alırız.
Taktiksel, politik çıkışlarımız, manavralarımız olacak ama hedefimiz net olacak; en az acı ile baÅŸarmak.
Ben inanıyorum ki her kes kendi çapında ve tarafında yüklenirsek, bir birimize karşı harcadığımız enerjiyi Kürd sorununun çözümü noktasında harcarsak, kısa zamanda çok daha güzel sonuçlara ulaÅŸacağız. Kimin ideolojik olarak ne istediÄŸi bence bu noktada çok önemli deÄŸildir. Önemli olan, politik idiallerinizi pratiÄŸe sokabileceÄŸiniz bir alanın olmasıdır. Sonuç itibarı ile bu bir iktidar sorunudur ve iktidarlar da ancak özgür bir ortamda mümkün olabilirler. Peki o zaman senin sorunun yarında birlikte olacağın, birlikte yürümek zorunda olacağın insanlarla uÄŸraÅŸmak deÄŸil, onlarla birlikte hareket etmek. İktidar sorunu sonraki bir iÅŸtir.
Åžimdi bir iki noktaya daha dokunmak istiyorum.
1- Bizim iki ayrı kurulmuÅŸ devletimiz var. Biri mevcut sınırları belli olan, PDK ve YNK tarafında kurulmuÅŸ, diÄŸeri ise sınırları belli olmayan ama daha büyük bir alanı kapsayan, yerelde iktidarı olan ve PKK’nin kurduÄŸu devlettir.
Bu iki devletin sınırlarını birleÅŸtirip, daha etkili bir alana sahip olmak ve güçlü bir yapıya kavuÅŸmak, hayal edemiyeceÄŸimiz kadar bize yakın duruyor. Elele verince çok kolay olacağı gün gibi ortada.
Bu Kürd güçleri arasındaki iliÅŸki sevindirdirici bir noktada. Geriye kalan politikacılar da bu noktada birleÅŸtirici bir rol oynasalar çok daha güçlü olcağız.
2- PKK’nin yok edilmesi üzerine politika.
PKK, kabul etsekte etmesekte, Kürd Sorununda çok önemli bir noktada, politikasını beÄŸenir veya beÄŸenmesin ama seninde gerçekliÄŸindir. Buna sahip çıktığın oranın da güçlenir, politik isteklerine o kadar yakın olursun.
Bu noktada tanık olduÄŸum ve ya duyduÄŸum bir çok ÅŸey var. PKK yok olması diye bir ÅŸey olamaz, olmamalıdır da. Böyle düÅŸünmek ve üzerinde politika yapmak, ancak saf kiÅŸilerin iÅŸi olabilir. PKK, hem askeri hemde siyasi olarak Kürdistan’da en güçlü harekat. Bunun yok olmasını istemek, sadece kürd olmayan birinin iÅŸi olabilir. Yanlışları olabilir, eleÅŸtirebilirsin ama dostca ve yapıcı olarak. Dostane yapılan bir eleÅŸtiriyi akıllı hiç kimse red etmez.
3- Sömürgeci Devletlerın tavrı;
Egemen devletlerin son zamanlardaki manavralarını herkes görüyor. Kürdleri ortada kaldırmak için ne gerekiyorsa yapıyorlar. Özellikle Türkiye bu konuda kafayı oynatmış durumda. Kürdler de elden giderse, baskıcı devlet sistemini sürdürecek bütün “dış gücleri” gerekçesi elinde gitmiÅŸ olacak.
Türkiye, Sayın Öcalan Suriye’nin egemenliÄŸi altında bulunan topraklardayken, Genel Kurmay BaÅŸkanları ile sınıra gidip bir “gözdağı” vererek, baskı oluÅŸturdu ve kendisince bir sonuç aldı. Türk devlet yapısındaki alışkanlıklar, genetiksel bir özellik arz ettiÄŸi için, hep tekrarı yapmayı çok seviyor. Bu seferde aynı ÅŸeyi Günye Kürdistan Hükümeti üzerinde denemek ve sonuca gitmek istiyor. Ama ÅŸimdi hem koÅŸullar hemde zaman çok farklı. Suriye bir sömürgeci devletti ve olanı yaptı. Türkiye, Güney Kürdistan’da aynı sonucu alamayacağını gayet iyi biliyor ama bir kardeÅŸ kavgası tekrar baÅŸlatabilir miyim ile yatıp-kalkıyor. Olmayınca da her geçen gün biraz daha saldırganlaşıyor.
Güney Kürdistanlı güçler ve Sayin Barzani çok doÄŸru ve güzel bir noktada duruyorlar. İnanıyorum ki asla Türkiye’nin isteklerine uymayacaklar.
Tarihte bilinen bir gerçeklik var, çeliÅŸkilerin en keskin olduÄŸu zamanlar, çözümün en yakın olduÄŸu zamandır. Türkiye kendisi içinde zamanın daraldığını gayet iyi biliyor.
Bütün baskılarına raÄŸmen, ABD’nin desteÄŸi ile AB’de 5 yıllık bir tüf aldı. Fransa’daki operasyonunda bu çerçevede geliÅŸtiÄŸini düÅŸünyorum.
Türkiye bu süreyi iyi kullanmak istiyor. Sonrasında biliyor ki yolun sonu olacak.
4- İran sorunu:
Tam bu nokta da gözde kaçırmamız gereken çok önemli bir nokta daha var.
ABD İrana vuracak mı? Bence vuracak. Sadece zamanlama anlamında bir bilinmezlik var.
ABD, Irak savaşında gördü ki, kürdler dışındaki diÄŸer destekleri, pek sırtını verecek nitelikte deÄŸil. İranda sırtını verebileceÄŸi tek nokta Kürdlerdir. İran ve Kürdler arasında son zamanlarda meydana gelen ÅŸiddetli çatışmaların da gösterdiÄŸi gibi, orda PKK var.
Peki ABD neden dayanacağı dalı kessin? Aptal mı?
Türkiye bu noktayi iyi görüyor ve en çokta bu noktada çıldırıyor. Onun içinde Güney Kürdistanı ne kadar çok karıştırısa, ABD’nin iÅŸini o kadar zorlaÅŸtırmış olacak. Yoksa Sayın Barzani’nin de dediÄŸi gibi, PKK sadece Güney Kürdistan’da deÄŸil ki, İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, bütün avrupa da hatta dünyanın dört bir yanında, sınırları belli olmayan bir devlet.
Neden sadece Güney Kürdistan gösteriliyor?
Åžerif Kaplan
sherifkaplan@hotmail.com



