Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 34 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Belki günü birlik politik çıkarların için bazı şeyler söylemek, hatta Kemalist aydınlarla bir noktada buluşmak istiyor olabilirsin. Belki de seçimlerde milletvekilli olup, yerini şimdiden sağlama almak istiyor olabilirsin ama bilin ki, bu asla Kürdlerin kabul göreceği bir politika olmayacaktır. Ve bence siz Kürdler adına politika yapmaktan da vazgeçin. Belki tarih sizi bugün öne çıkarmış olabilir ama asla Kürdleri temsil edemezsiniz.  


Sevr, Kemalizm ve Kürd Politikacısı / Şerif Kaplan


Tarihe baktığımızda, kimi insanlar söyledikleri saçma sapan sözlerle, kimileri de söyledikleri ve yaptıkları dahiane sözlerle yer almışlardır.
 
Toplumlarda öyle bazı anlar var ki, o anlar o toplumun gelişimine damagasını vurur ve sonraki zamanlar onu takip eder, şekillendirir, belirler.
 
Yine toplumların özgürlük yürüyüşleri uzun soluklu yürüyüşlerdir. Öyle bir insanın ömrüne sığacak kadar kısa değiller. Tıpkı bir insanın istemi gibidir toplumların istemleride. Nasılki bir insanın istemleri bir ömür boyunca bitmiyorsa, her gerçekleşen istek yerini yenisine bırakıyorsa, toplumların özgürleşmesi ve istekleri de öyledir.
 
Toplumların bu özgürleşme yürüyüşlerinde, ona öncülük eden çoğunlukla olmasada bazen olmaması gereken kişilerde bulunabiliyor. Tıpkı insan içinde var olan kişilikler gibi, çoğu zaman insanlar gerçek kimlikleri ile yaşamazlar, zaman zaman edilgen olması gereken kişiliği ön plana çıkar ve onunla yaşamak zorunda kalır. Bazı hallerde, topluma öncülük etmesi şöyle dursun, asla bulunamıyacağı bir noktaya geliyorlar ve toplumu uzun zaman sarsacak şeyler yaparlar.

Toplumu edilgen bir kişilikle şekillendirmek, sonraki kuşakları için oldukça tehlikeli bir durumdur.

Edilgen kişilikler, genelde bir başkasına benzerler, bir başkasına hayranlar. Genelde de karşısında mücadele ettiğini düşündüğüne benzer. Gerek davranışları gerekse söylemi ile...
 
Özgürlük isteyen birey, istemlerinde, taleplerinde net olan bireydir. Aksi taktirde, ne istediğini bilmeyen birey asla özgürleşemez.
 
Kürdlerin en büyük handikaplarından birisi de legel politikacılarıdır. Çünkü ne yapmak istediklerini bilmedikleri için, özgürlük de elde edemiyorlar. Bu tutumları ile her gün yeni acılara bilerek veya bilmeyerek sebebiyet veriyorlar.
 
İnsan Kürd halkını düşündüğü zaman, yüreğinin derinliğinde bir sızı gelip seni paraliyor, yeter de artar diyorsun bunca zulüm. 
 
Kimseyi yargılamak veya eleştirmek gibi bir derdim yok ama Kürdler adına legal alanda politika yapanlar, söyledikleri her kelimenin anlamını ve nasıl algılanacağın çok iyi düşünmek zorundadırlar.

Eğer sen Kürdler adına konuşuyor ve bunca acıların bileşkesi olan özgürlükleri söz konusu ise, çok daha dikkatli olmak zorundasın. Yapamıyacağın bir şeyse Legal Kürd politikası, yapmıyacaksın. Olabilir gücünü aşıyor, seni zorluyor olabilir. Anlaşılır bir durumdur bu ama Kürdlere haksızlık yapmak bu saatten sonra bence asla anaşılmaz.
 
Sevr o günün koşullarında Türkiye için en gerçekçi yoldu. Bütün taşlar yerli yerine oturacaktı ve herkes kendisine ait olana sahip olacaktı. Sonrasında bunca acılar yaşanmayacaktı.
 
Mustafa Kemal, Türkler için bir büyük kurtarıcı, bir mucize, ölümsüz olabilir ama diğer halklar için asla öyle değildir, bir diktatördür. Kürdler adına Mustafa Kemal’i “büyük kurtarıcı” göstermek, yaşanabilecek en büyük talihsizliktir.
 
Nasılki ABD’nin Irak’a girmesi bir işgal ise, Türkiye’nin fiili varlığıda Kürdler ve Kürdistan için aynıdır. Kürdistan bir hayal ürünü değildir, mevcuttur ve iyi politikacıları olmadığı içindirki bu günkü koşullardadır. Türkiye ne zaman sömürgeci pozisyonunda çıkar? Kürdlerle eşit koşullarda bir paylaşıma  girdiği an.
 
Misak-i Milli sınırları genişletmek fikri ise çok ciddi anlamada mide bulandırıcıdır bu çağda. Bunu savunmak sanırsam akıllı ve biraz dünyayı okuyan birinin savunabileceği bir düşünce değildir. Hele hele Kürdler adına bunu savunmak! (yerine konulabilecek bir kelime bulamadığımda yorumu size bırakıyorum)

Misak-i Milli tezini savunan yeteri kadar Türk milliyetçisi vardır. Hatta osmanlı topraklarını hayal eden, nerde bir Türk varsa sınırların oraya kadar uzandığını söyliyen de.

Kendi toprağının bir başkası tarafında işgal edilmesini savunan bir politikacı ancak Kürdlere özgü bir politika olabilir. Sanırsam dünyada benzeri bir örnek yoktur.
 
Güney Kürdistanın Misak-i Milli sinirlara dahil edilmesi gerekir tezini savunan yeterince Kemalist ve Milliyetçiler vardir. Doğu Perinçek, Yalçın Küçükler gibi...
 
Belki günü birlik politik çıkarların için bazı şeyler söylemek, hatta Kemalist aydınlarla bir noktada buluşmak istiyor olabilirsin. Belki de seçimlerde milletvekilli olup, yerini şimdiden sağlama almak istiyor olabilirsin ama bilin ki, bu asla Kürdlerin kabul göreceği bir politika olmayacaktır. Ve bence siz Kürdler adına politika yapmaktan da vazgeçin. Belki tarih sizi bugün öne çıkarmış olabilir ama asla Kürdleri temsil edemezsiniz.
 
Kürdlerin kabul görmesi, doğru tespitlerden ve doğru politikalardan geçiyor. Öyle ne olduğu, nereye gideceği belli olmayan politikalarla sadece bu halka zarar verirsiniz.
 
Kendini net ortaya koyacaksın, net istemlerin olacak ki, insanlar seni ciddiye alsınlar. Yoksa günü birlik yaranma politikaları ile belki kendini kurtarabilirsin ama bir halkı asla.

NOT: DTP Eş Başkanı Aysel Tuğluğun açıklamasını bugün okuyabildim. ona hitaben yazılmış bir cevap yazısıdır.

 Şerif Kaplan
Sherifkaplan@hotmail.com

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (2 Yazılmış)

  • Gönderen serhan, 30 Mayıs, 2007 23:08:49
    küçüklüğün ne olduğunu radikal ve diğer tc basınında çıkan aysel tuğluk hanımın bilimselikten ve halk gerçekliğinden uzak devlete göz kırpan makalesinde gördük. buna karşı çıkmak, kürd halkının çıkarlarını savunmak küçklükse hepmiz seve seve küçük oluruz. ve büyüklük tc tarafından şişlenerek parçalanan askerlerin yüzüne karşı "burası Kürdistan topraklarımızdan defolun... yaptıklarınızın hesabı sorulacaktır" diyen abisini unutan ayselin tavrıysa alın büyüklük sizin olsun...aysel söyleminin hesabını halka vermek zorunda...tarih her bireyi hak ettiği gibi düşecektir sayfalarına
  • Gönderen burmetunij, 30 Mayıs, 2007 22:00:38
    Akilli insanlar yeni fikitleri tartisir, Normal insanlar sonuclari tartisir, Kücük insanlarsa baska insanlari tartisir.
© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.