E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||
Osmanlı mirasını taşımak kolay değilmiş. Yıkılmış bir imparatorluğun enkazı üzerine kurulan Türkiye Cumhuriyeti sağlam temele oturmamışlığın acısını çekiyor. Kurulduktan sonraki milliyetçi ve yıkımcı anlayışın kökleri bu topraklarda huzurun sağlanması için engel olmuş ve bu halen devam etmektedir. Babamın bir sözü vardır “temeli sağlam olmazsa yapı çöker”. Zaten Ağar da “bir tuğla çekersek duvar yıkılır” demişti. Buda duvarın ne kadar sağlıksız bir yapı olduğunu ortaya koyuyor. 90 yıla yakın bir zaman birimi içinde kuruluş amacından uzak girişimler ülkeyi bu hale getirmiştir. Devrimler süreklilik kazanırsa amacına ulaşmış olur. Bu nedenle kendisiyle hesaplaşmadan düzlüğe çıkılamayacağı da bilinmelidir.
Bu hesaplaşmanın nedenlerinden en önemlisi Kürt halkına yapılanlardır. Cumhuriyet tarihinde onlarca isyan olmuş ve sorunlar git gide derinleşmiştir. Günümüzün en önemli sorunu Kürt sorunu olarak karşımızda duruyor. Onlarca hükümet geldi geçti ama bu sorunu derinleştirmekten başka bir anlayış ortaya koymadı koyamadı. AKP de son seçimlerden sonra yaptıklarıyla bu çözümsüzlük kervanına katılmış oldu. AKP’nin Osmanlıyı tekrar yaşatma düşüncesi bu ülkeyi hızla bataklığa sürüklemektedir. BDP operasyonları bir yandan Ergenekon davaları bir yandan ortamı germektedir. Şimdi akla gelen soru şudur. AKP bu gücü nereden alıyor? Bu girişimleri yaparken arkasında hangi güçler var. Osmanlı saltanatını şimdi AKP devam ettirmek istiyor. Ilımlı İslam anlayışı İslami faşizme dönüşüyor. Bölge hassasiyetlerini de göz önünde bulundurursak çok tehlikeli bir zaman birimi içine girmiş bulunuyoruz.
AKP tek başına iktidar olmanın gücüyle dengeleri bozmaya çalışıyor. İçinde bulunan Kürt milletvekilleriyle Kürtleri temsil ettiğini düşünüyor ama yerel seçimlerdeki yenilgisini bir türlü hazmedemiyor. Yerel seçimlerde Kürtlerin, AKP Kürtlerine verdiği cevap ve bunun yarattığı endişe genel seçimlerde de olabilir ihtimaliyle BDP’ nin önünü şimdiden kesmeye çalışıyor. Şu da bir gerçek ki diğer partiler gibi sıfırlanmaktan korkuyor. Hele bazı milletvekillerinin ve bakanlarının açıklamaları Kürt halkının tepkilerine yol açmıştır. Umarım bu tepkiler sandığa yansıtılır. Burada Bütün Kürtlere büyük bir görev düşüyor, birlik olmadığımız sürece imha ile karşı karşıya kalacağız. Bunun bilincinde olarak, bütünleşerek sisteme karşı demokratik tavrımızı bir güç olarak gösterelim. Bizim barış çabalarımızdan rahatsız olanlar olsa da, savaşın bir sonuç getirmeyeceğini en iyi biz Kürtler biliriz.
AKP’nin Kürt çocuklarına reva gördüğü kabul edilebilir gibi değil. Cezaevlerini çocuklarla doldurdunuz. Peki, bunu da düşündünüz mü? Unutmayın ki, bu çocuklar büyüyünce yaptıklarınıza çok iyi cevap vereceklerdir. 12 Eylülün sonuçları ortada. 14 Nisanın sonuçları da aynı yolda hızla devam ediyor. Bir an evvel bu tavırlardan vazgeçmek gerekir. Demokratik, çağdaş, özgürlük ve barış üstüne kurulan bir ülke olmanın yolu da muhataplarla aynı masaya oturmaktan geçer.



