Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Hayat dediğimiz şey, herkesin kendi penceresinden baktığında gördükleri kadarı olmaya başladı son zamanlarda.  Herkes kendi acısını dünyanın en büyük acısı sanıyor. Eğer baktığımızda sadece kendi gördüklerimizle yetiniyor ve bize dokunmayan olayları önemsemiyorsak vay halimize! 

      

Oysa bakışlarımızı biraz uzaklara çevirebilseydik ve bizim acımız dışında başkalarının acısını kendi acılarımız kadar duyumsayabilseydik bugün bu yaşadıklarımızı yaşamak zorunda kalmayabilirdik.

     

 Herkesi bizim gibi düşünmeye zorlamak, bizim gibi düşünmüyorsa yok saymak gelenek haline geldi. Kimse kimseyi dinlemiyor. Herkes kendini dinletmek istiyor kendini dayatıyor. İnsanlar varolan ortak paydalarda buluşmayı bir türlü başaramıyor.

      

Kürt sorununda düşüncemizi belirttiğimiz de onların düşüncesiyle örtüşmüyorsa kesin Kürtçüyüz. Ermeniler konusunda onlar gibi düşünmüyorsak vatan hainiyiz. Ergenekon konusunda askerleri desteklemiyorsak Amerikan uşağıyız. Taraf gazetesi okuyorsak Fetullah’çıyız… Biz bir türlü kendimiz olmayı başaramıyoruz…

  

 İşte bunları düşündüğümden olsa gerek uzun zamandır yazmak gelmiyor içimden. Sanki her şey yazılmış söylenmişte ben de boşuna aynı şeyleri tekrarlıyorum düşüncesindeydim. Yazarken de özellikle kişilerle didişmekten, hedef aldığım kişiyi iğnelemekten ziyade olaylarla ilgili yazmak beni daha mutlu ediyor.     

    

Türkiye’de tabular yıkılıyor… Tabuları sevmeyen biri olarak, tabuların yerle bir edilmesi beni sevindiriyor açıkçası. Korkunç bir kaos yaşanıyor.  Birde kendi yaşadığım kaosları düşününce hayat çekilmez oluyor… Okuduğum gazetelerin haberleri, seyrettiğim tv kanallarındaki görüntüler aklımı başımdan almaya yetiyor. İnsanın aklı başında olmayınca da ne yazar!  

      

Annem hastane odasında yeniden dönüşüm yolculuğuna çıkmak üzereyken, hastanelerin ölüm kokan duvarları arasında “ oysa yaşam kokmalı” yazmak aklıma bile gelmiyordu.  Her şey o kadar insani olmaktan çıkmış ki...  Annemi tek kişilik bomboş duran  “özel” odalardan birine yatırmak için neler yaptığımızı kimlere ricada bulunduğumuzu, hastane çalışanlarının insani olmayan davranışlarını anlatmak istemiyorum burada. Dediğim gibi her şey insanlıktan çıkmış toplumumuzda. Varolan değerlerimizi ara ki bulasınız!

     

  Uzun zamandır ülke gündeminin en önemli sorunu Ergenekon ise insanların konuştuğu neredeyse tek konu haline gelmiş. İnsanların yüzde doksanı ise bunun asker- Akp hesaplaşması olduğuna ve askerin yıpratıldığına inanıyor olması. Askeri eleştirmek Tanrıyı eleştirmek gibi bir şey sanki korkuyorlar.  Kürt sorunuymuş, Kürt açılımıymış, Ermeni tasarısıymış, tekel işçileri aylardır sokaklarda ayazın altında direniyormuş, açlık sınırı bilmem kaç olmuş kimsenin umurunda bile değil açıkçası.

      

 Hükümetin aklı fikri Ergenekon da. Umarım bu işin sonunu getirirler. Hatta allayıp pulladıkları  Kürt açılımında bile öyle komik durumlara düştü ki insanın gülesi geliyor. Yıllardır Kürt sorununu kendine dert etmemiş, Kürt sanatçıların dilini bağlamış, “Kürtçe klip çekeceğim” diyen Ahmet Kaya’nın üzerine çatak kaşık fırlatmış ve bununla kalmayıp ilkokul öğrencileri gibi istiklal marşı okumuş “sanatçılar” Kürt sorununu çözmek için fikirlerini söylemek üzere başbakan tarafından toplantıya davet edildiler. Kimileri neye dayanarak reddettiler bu öneriyi bilmiyorum ama birkaç sanatçı açılama inanmadıklarını ifade etti. Gidenler ise süslenip püslenip galaya gider gibi koştular.

     

Her defasında söylediğim gibi bu ülkede ki sadece bu ülkede değil, dünyanın her yerinde sorunlar tabandan değil tavandan çözülüyor ne yazık ki. Kürt sorununda da önemli ölçüde tabular yıkılmış, neredeyse çözüm aşamasına gelinmiştir diye düşünüyorum ve ülkenin huzuru için sorunun çözümü alakasız kişilerde değil muhataplarında aranmalıdır. Kürt sorunun muhatapları bellidir.

    

 Başbakanın davet ettiği hiçbir “sanatçı” da kalkıp şunu dememiştir. “Kürt kardeşlerimizle eşit koşullarda yaşamak istiyoruz. Bu topraklarda bizim kadar onlarında hakkı vardır. Kanı kanla yıkamayın. Cezaevlerindeki tutsakları azat edin. Dağdaki gerillaların geri dönmesini sağlayın. Taş atan ufacık çocukları zindanlara hapsetmeyin. Faili meçhul cinayetleri aydınlatın. Kürtlerin partilerini iki de bir kapatmaktan vazgeçin.”

    

Bu çok duyulan ama bir türlü önemsenmeyen sözleri “ sanatçılar” mutlaka duymuş olmalıydı ve dile getirmeliydi diye düşünüyorum... 

   

 En önemli sorunumuza gelince;   Bu olay, “siz bizi yıllarca fişlediniz, şimdi sıra bizde” olayına, Akp – Asker hesaplaşmasına asla dönüştürülmemelidir. Türkiye de demokrasinin yerleşmesine ve darbecilik anlayışının zihinlerden silinmesine hizmet etmelidir.   Ben, şu açıdan önemli buluyorum Ergenekon olayının açığa çıkmasını. Önemli çünkü Cumhuriyet tarihi boyunca dokunulmazlıkları olanlara dokunularak kimsenin yaptığının yanına kalmayacağını görmüş olduk. Apoletlerinin, pırpırlarının ardına sığınarak kendilerini ayrıcalıklı ilan edenlerin yolu da adliye kapılarına,  zindanlara düşermiş demek ki...

 

   

Bu ülkede devlet erkini ardına alarak cinayet işleyenler, mal varlığına üçe beşe katlayanlar, önüne geleni dinleyen, fişleyenler, insanların üzerinde korku imparatorluğu yaratanlar, yıllardır adeta kör dövüşüne dönen savaştan medet umanlar artık yolun sonuna geldiler.

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.