E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

"Beni ürküten işkenceci değil,
Nefret de değil, işkencede.
Ne ölümün girdapları,
Ne duvardaki gölgelerNe zindan,Ne de geceler,Acının son yıldızlarınınDüştüğü birer birer.Beni ürküten mi:Acımasız dünyanın kör ilgisizliği" Yukarıdaki dizeler bir yıldır cezaevinde olan 16 yasındaki bir çocuğa ait.
Çocuklar, dünyanın en masum yanıdırlar, saf temiz ve katışıksızdırlar. Yalan bilmezler, dünyaya gözleri kadar temiz bakarlar.
Onların ortak dilleri vardır; sadece oynarlar ve şeker severler.
Kinleri, nefretleri yoktur. Savaş veya insan öldürme gibi bir plan ve gayeleri olamaz.
Büyükler onları kendilerine benzetmek için inanılmaz bir caba içindedirler. kin, nefret, ırkçılık aşılamak için ellerinde geleni yaparlar. O düşmandır, diğeri gavurdur, beriki hanindir, ötekidir...
Bir süredir yüreğimin en acıyan yani, beni sarsan, kendi çocukluğuma götüren bir zaman diliminde sürükleniyorum. Lise birinci sınıftayken ilk kez polisin elektrikli copu ile tanışmıştım. Sonra falaka ve diğer işkence yöntemlerinin ne olduğunu sırası ile öğrenmiştim.
Bana neden öylesi bir muamele yaptıklarını o zamanki aklımla anlamaya çalışıyordum ama cevap bulamıyordum. Geriye, hiç bir zaman tamir edemediğim bir şey kalmıştı, devlete ve sisteme yanancılaşmıştım, bir daha barışamamıştım ve de beni iten, uzaklaştıran bir yan oluşmuştu. Polis ve askeriyeyi bir daha hiç sevemedim, barışamadım, inanmadım, güvenemedim...
Sorunum olduğunda onlara asla başvurmadım veya onlarla asla karşılaşmak, konuşmak istemedim... Şimdi tutuklanan veya baskıya maruz kalan Kürd çocuklarının görünce o zamanki beni düşünmeye başladım...
Ne oluyordu bu çocuklarına? Neden bunlar oyun oynamaz, şeker yemezler de durup dururken Tanklara taş atarlar, polislerle çatışmaya girerler. Çıldırdılar mi ne!
Çocukların çıldırmadıkları kesindir. Başka bir neden, başka bir şeyler olmalı. Olabilir mi ki akranlarına yapılanlara ve insanların sessizliğine tepkisel olsunlar?
Hani bir kaç günlük "sevecen, şefkatli, merhametli, insancıl" sözlerinin ardında unutulmalarına tepkilenmiş olmasınlar mı? Hepiniz, hepimiz unutmuş olabiliriz ama onlar unutamıyorlar bazı şeyleri, zira bazıların oyun arkadaşları eksik. Eksik adamla oyun oynanamıyor ve o nedenle akranlarını, oyun arkadaşlarının peşine düşmüşler, arıyorlar, unutmamaya çalışıyorlar.
Biz büyükler unutmuş olsak da onlar biliyorlar ki Mardin´de kurşunun açtığı deliklerde kan hala akmaya devam ediyor, Hakkari`de kol kırılmıştı ama yen içinde kalmamıştı, Diyarbakır`da havan topunun parçaladığı Ceylan hala orada öylece durmuş bakıyor, gözleri fotoğrafta baktığı gibi duruyor... Derken geriye kalanların bir kısmı cezaevlerinde...
Galiba Kürdlerin egemenlerinin yaptığı tek doğru şey veya tek iyilikleri „aptallıklarıdır.“ Yoksa Kürdler kaderlerine razı ve kimse onları herhangi bir şey için harekete geçiremezdi. Bırakın sisteme başkaldırmayı, yan gözle bile bakmazlardı. Ne var ki, birlikte yasadıkları, dahil oldukları sistem o kadar "aptal" ki, sadece şiddet uyguluyor.
Son günlerde tutuklanan çocuklarla ilgili bir kıpırdanma yaşanıyor sanki ve ben bu kıpırdanmada bir çeşit huzursuzluk hissediyor. Hani alışık olmadığın bir "şefkat" görünce bir an için ne yapacağını bilmiyor, neler oluyor diye kendi kendine sorarsın ya, aynen öyle bir iç huzursuzluktur bendeki. Çocukların tutuklanması veya öldürülmeleri yeni bir şey değildir Türkiye’ de.
PKK`yi bugün ki durma getiren en büyük etkenlerin başında 12 Eylül darbesidir. O dönemde pervasızca çocuklar tutuklanmış, işkencelere maruz kalmışlardı. Küçük yaştan itibaren sisteme karşı “kin”lenmişlerdi. O günün çocukları büyüdü, devleti „düşman“ olarak algıladılar ve ellerinde geleni de yaptılar. Şimdi tutuklananlar onların çocuklarıdırlar. Bir süredir sistemli bir şekilde Kürd çocuklarına yönelik şiddet söz konusu.
Öldürülmeden tutuklamaya kadar her yöntem uygulanıyor. Çocuklar için bir şey yapmak istiyorsanız, onlarla birlikte tanklara ve polise "tas" atın. Belki o zaman devlet veya sistem bir an için durup düşünür bu çocukları tutuklamaktan vazgeçer. Çünkü o çocuklar yasadıkları yerde normal yasamak istiyorlar, tank ve polis istemiyor.
Yorum Yaz
Yorumlar (1 Yazılmış)
-
Gönderen gülistan, 27 Şubat, 2010 21:03:01Çoçuklar elbetde ki mücadelenin bi parçasıdır.Fakat onları mücadele en etkin rol yapmak , böyle bi bş rolümsü görev vermek onlara yapılacak en büyük kötülüklerden birini sunmaktır... bence onlar en güzel dünyayı sunmak için onları bu yolda koruyun ama biz üstlenelim bu rolü... onlara ihtiyacımız var...



