Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 1 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Hakikaten çoğu zaman kimi konuları bazen sık sık tekrar etmek kaçınılmaz oluyor. Çok yönlü çarpıtma ve yalanlara dayalı savlar ileri sürülünce, doğal olarak dediğimiz biçimde cevap olmak üzere bir tekrar etme durumu ortaya çıkıyor.
 Bunlardan biri de hiç kuşkusuz PKK hareketinin tümüyle silah bırakacağı, silahsızlandırılacağı türden gerçeği yansıtmayan iddialardır.
Gelen son barış gruplarının yaratığı siyasal havayı sabote etmek, özünde taşıdığı anlam içeriğini bulandırmak için bazı odaklar, bir kez daha deşifre olmuş bilinen tezleri yeniden  ileri sürmeye başladılar. Oysaki PKK hareketinin  önder kadroları, bu adı geçen iddialara çok net olarak cevap vermişler, vermeye devam ediyorlar. Özcesi böyle bir durum asla söz konusu değildir ve olmayacaktır. Şayet bu konuda mutlaka bir izahat gerekiyorsa, PKK’nin silah ile bağı ve bağlantısının, tamamen Kürt ve Kürdistan meselesiyle alakalıdır. Ne zaman ki Kürt ve Kürdistan problemi tümüyle çözüldü, işte ancak o zaman silahların konumu ve yapısı doğrudan gündeme gelecektir. Yani hiç bir şekilde silahsızlanma durumu asla  söz konusu olmayacaktır. Olacak olan şey, daha çok silahlı güçlerin konumlandırılması üzerine bir planlama yapılacaktır.
Bu değerlendirme için PKK hareketi yöneticisi olmaya hiç gerek yoktur. Bu tamamen PKK hareketinin çıkışını ve yapılanmasına anlam verme ve kavrayışla ilgilidir. Özcesi PKK hareketi, Kürdistan halkının onurluca var olma, özgürlüğe  ve eksiksiz demokrasiye kavuşma eğiliminin adı ve onun pratikteki dışa vurumudur. Yani Kürdistan halkının eşitlik ve özgürlüğünün  bir irade olarak tarih sahnesine çıkışıdır.
Dolaysıyla Kürdistan halkının amaç ve hedeflerini engelleyen güçlerin politik ve askeri faktörü devam ettiği sürece, PKK’nin silahsızlanacağını düşünmek, gerçekten PKK’nin ideolojik-politik stratejisini anlamamaktır.
Birilerinin çıkıp, iyi de, ya bu gelen barış gruplarının anlamı nedir diye sorabilir. İşte meselenin düğümlendiği nokta burasıdır. Gelen barış gruplarının gelişi sürece politik olarak müdahale girişimi ve inisiyatifi belirleme hamlesidir. Özellikle ABD, AB ve Türk devletinin ittifakına dayanan PKK hareketini tasfiye etme politikalarını boşa çıkarma taktiğidir. Bundan da son derece başarılı oldukları pratik olarak doğrulandı.
ABD’nin son günlerde, PKK’nin bazı yöneticilerini kriminalize etme safsatasını iyi okumak gerekiyor. Örneğin Fransa  devletinin, barış gruplarının ülkeye giriş yapmaya başlamalarının birkaç saat sonrasında, hemen  bazı Kürt siyasetçilerini apar topar gözaltına alması,  çok ciddi bir tasfiye hesabının ipuçlarını veriyor. Besbelli ki Küt sorunun diyalog yoluyla ve politik çözümünde rahatsız olanlar var.  Bütün hesaplar, PKK hareketini siyaset düzleminin dışına sürmektir. Politik kuşatmalar karşısında biz Kürtler çok uyanık olmak durumundayız.
İşte Kürdistan halk önderliğinin, büyük bir politik öngörüyle, barış gruplarını devreye koyarak, kotarılmaya çalışılan  bu uğursuz tasfiye etme hesaplarını boşa çıkarmıştır.
Şimdi de, farklı bir spekülasyon çerçevesinde bir propaganda devreye sokuldu. Psikolojik savaş bir kez devreye konuldu:  ‘gelen bu barış gruplarının planlanmasının arkasında devletin bulunduğu’ iddiasıdır. Oysa tersine, devletin kuzu postuna bürünmüş kurt halini deşifre etmek üzere yapılmış olan bir politik hamledir.
Kürdistan halk önderi başkan Apo, ABD’nin, AB’nin ve Türk devletinin Kürtlerin tasfiyesine dayanan planın daha ilk adımı atılmadan , onların sahalarına barış elçilerini göndererek, siyasi inisiyatifi ele geçirmiştir. Sahte politik çözüm hesaplarının yerine, şuanda gerçek olan politik çözüm hamlesi konuşuluyor.  Barış elçileri, bu tarihsel görevin özneleri olarak politik gündemin ana unsuru haline geldiler.
Önder Apo’nun bu politik hamlesini içine sindiremeyenler,  devletle gizli görüşmeler yapılarak karar alındığına dair yalanlara başvurmaya devam ediyorlar. Kendilerini bu temelde kandırsınlar. Bütün bu aymazlığın kaynağı, sömürgeci zihniyetin en çarpıcı göstergesidir. Ne diyelim, bu da onların tesellisi olsun.
Ayrıca çok açıktır ki, uluslararası her hangi bir gücün arabuluculuğunda  olmadığı müddetçe, böylesi politik mahiyeti oldukça yüksek olan gizli görüşme veya pazarlıkların hiç bir değeri yoktur.  Ne zaman ki, belgelere dayalı ve protokollere yansıyan görüşme biçimleri olursa, ancak o zaman bu bir anlam ve değer ifade eder.
 
alihidir20@live.fr

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.