E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?
Arşiv
| Pt | Sa | Ça | Pe | Cu | Ct | Pa | |
|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | |||
| 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | |
| 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | |
| 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | |
| 27 | 28 | 29 | |||||

Dün Türkiye`nin Milli Güvenlik kurulu (MGK) toplandı. Bugün de Başbakan Erdoğan‘ın kabinesindeki değişimi Cumhurbaşkanı Gül’e sunması bekleniyor.
MGK toplantısında PKK meselesinin ele alınacağı açıklanmıştı. Başbakan Yardımcısı Çiçek de, Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un konuşmasına atfen, yeni yasal düzenleme talebinin güvenlik kurulunda görüşüleceğinin mesajını vermişti.
Bu satırlar yazıldığında MGK toplantısı henüz başlamamıştı. Kurulda hangi konuların görüşüldüğüne dair toplantı sonrası yapılan açıklamayı beklemek mümkün de değil. Zira, yazının öğlene kadar gönderilmesi gerekiyor.
Ne var ki MGK sonrası her defasında ; ‘‘ ülkemizin asayiş ve güvenliğini etkileyen iç ve dış gelişmelerin kapsamlı değerlendirmesi yapılmıştır‘‘ cümlesi tekrarlandığından, kamuoyunun bilgilendirilmesinden kaçınıldığından açıklamayı beklemenin yararı da olmuyor.
MGK açıklaması ayrıca- her zaman olduğu gibi - ‘‘ mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği‘‘gibi beylik sözlerle tamamlanıyor. Bu nedenle açıklamadan çok sonrasındaki gelişmelere bakmak gerekiyor. Başbuğ’un sınır hattındaki temasları ve içerideki hazırlıklar ordunun kapsamlı bir operasyona hazırlandığını gösteriyor.
Ancak bunun da ciddi manada riskleri bulunuyor. Herşeyden önce Güneyli Kürtler , ayrıca Talabani’ye bakacak olursak Irak hükümeti de sınır ötesi bir operasyona sıcak bakmıyor.
Talabani 14 Nisan tarihli açıklamasında PKK’ye karşı silahlı müdahaleyi düşünmediklerini , Türkiye’nin de Irak topraklarına girmesine izin vermeyeceklerini söyledi. Barzani’nin de savaş karşıtı tavrı biliniyor.
Irak Kürt liderliği hem PKK’den hem de Türkiye’den aynı şeyi talep ediyor; savaşın durmasını ve sorunun ‚diyalogla‘ çözülmesini istiyor. Türkiye’nin bu yönde bazı adımlar atmadan sınır ötesine geçmesi mümkün görünmüyor. Kaldı ki bazı adımlar atması halinde zaten buna gerek de kalmıyor.
PKK karşılık bulması halinde savaşı durduracağını zaten açıklamış bulunuyor. Taraf gazetesinden Neşe Düzel’e konuşan DTP Eş Başkanı Ahmet Türk de bunun altını çiziyor ve ‘‘ PKK güçlerini sınır dışında çekebilir‘ diyor.
Bütün bunlar rağmen ordu savaşta ısrar ederse yeni bir ‚Zap bozgunu‘ yaşaması kaçınılmaz olacaktır. Ordu bunu göze alır mı bilinmez ancak PKK’yle savaş Irak Kürtleri’yle iyileşen ilişkileri de yeniden kötüleştirecektir. Barzani ,‘Türkiye ile ilişkilerimiz çok iyi gidiyor‘ diyor ve ‚bunu sağlayan Amerika’ya teşekkür‘ ediyor.
Türkiye’nin Kürtlerle zar zor düzelen ilişkilerini ‚yerlebir etme‘ lüksü yok. Bölgesel dengeler buna izin vermiyor. Aksine bu ilişkilere Türkiye Kürtlerini de; PKK ve DTP’yi de katması gerekiyor. Bu konuda içeriden ve dışarıdan zorlanıyor ama başka da şansı yok.
Ne de olsa artık Kürtler olmadan Türkiye’nin gidebileceği bir yer yok. Hakkari’de Kürt çocuğuna uygulan vahşet aslında Türkiye’nin derin açmazına işaret ediyor. Kürt halkının direnişi karşısında bunalan devlet ‚çıldırma‘ belirtileri gösteriyor. Bunun da asıl Türkiye’nin felaketi olacağı biliniyor.
Dün toplanan MGK’nın bunun farkında olduğunu ummak istiyorum. Ancak MGK bu gerçeğe uygun kararlar almasa da Türkiye bundan daha fazla kaçamayacaktır. Kürt gerçeğini bütün boyutlarıyla kabul etmek zorunda kalacaktır.
Gelelim kabine değişikliğine; AKP Hükümeti‘ndeki görev değişiminin ‚politika değişikliği‘ anlamına geleceği söyleniyor. Kimi gözlemciler Türkiye’nin Batı dünyasıyla (ABD ve AB) daha yakın bir işbirliğine gideceğini iddia ederken, kimileri de tersini söylüyor.
AKP Hükümeti son yıllarda izlediği politikayla Türkiye’yi uluslararası demokratik toplumdan uzaklaştırdı. Türkiye tüm dünyada yalnızlaştı. Bundan olsa gerek yeniden Amerika’nın ipine sarıldı. Başkanı, Genelkurmay başkanıyla üst düzey Amerikalıları’nın çat kapı Türkiye’ye gitmeleri, TC-ABD ilişkilerinin giderek gelişeceğini gösteriyor.
İkilinin Ortadoğu, Kafkasya ve Asya’da yeniden birlikte çalışacakları anlaşılıyor. Ayrıca TC-ABD işbirliği Türkiye’nin iç siyasi dengelerini derinden sarsmaya da devam ediyor. Ergenekon Davası’nda 12. Dalga’yla soruşturma boşa çıktı, çıkıyor derken Poyrazköy kazıları geldi.
Ardından Genelkurmay eski başkanı Özkök’ün ifadesi alındı. Durum Rusya ve İran yanlısı; Amerika karşıtı güçlere fırsat verilmeyeceğini gösteriyor.



