Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 24 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Genelkurmay başkanın konuşması tehdit dolu ve eski anlayışın devamı olması herkesi tedirgin etti. Savaşın bu ülkeye hiçbir şey kazandırmayacağı bilinirken barış adını dile getirmemek endişe vericidir. Taraf olduklarını belirtmelerine rağmen neyin tarafı olduklarını da dahi söylememeleri acaba nedendir. Bu konuşmadan çıkan sonuç “garp cephesinde değişen bir şey yok.” Umarım böyle olmaz.

 

Her nedense asker devamlı olarak; “ biz hükümetlerin işine karışmayız siyasetle uğraşmayız” gibi sözler ederler. Gel gör ki açıklamaları hiçbir şekilde bunu göstermiyor. En son genelkurmay başkanın açıklamaları da daha çok siyasi içerikli oldu. Her konuya değindi ve bir şekilde “ipler elimizde” imajını verdi.

 

Türkiye’nin en önemli sorunu olan Kürt sorunundaki belirlemeleri eskide devamın ısrarı oldu. Bu konudaki görüşleri dünya kamuoyunda pek de kabul görmedi. Kürt sorununu yalnız PKK ile değerlendirmekle bu konudaki eksikliğini de ortaya koydu.

 

 PKK tam zamanına uygun ateşkes önerisini ortaya koyarken buna uygun cevap verilmedi. Aksine “bir terörist kalıncaya kadar mücadeleye devam” anlayışı herkesi tedirgin etti. Ayrıca açıklanan referandum sonuçlarını da görmemezlikten geldi. Halkı anlamamak, onların düşüncelerini göz ardı etmek ve taleplerini dinlememek sorunları çözmeyeceği gibi sorun ortada dururken ona cevap olmamak da basiretsizliktir.

 

MGK yi herkes bilir ki, ülkenin belirli konularında alınacak kararlar orada tespit edilir ve uygulanır. Hükümetler bu kararların mecliste kabulüne çalışırlar. Bu konumda yönetilen bir sistemde askerin siyasetten uzak olduğunu düşünmek ve kararlar üzerinde etkisinin olmadığını belirtmek abes olur.

 

Askerin bu durumunun da zaten AB ye giriş yolunda önemli bir engel teşkil ettiğini bilmeyen yoktur ve bu konuda ikazlarda vardır. Demokrasiyi ve cumhuriyeti savunma adına askerin karar merkezi olması ülke gidişatını olumsuz etkilemektedir. En önemeli nokta ise son yıllarda ki yolsuzluklar ve ordu içinde ki kurumsallaşmaların artması. Ordu JİTEM olgusunu net bir şekilde ortaya koymalı ve halkı aydınlatmalıdır.

 

Suç işleyen ordu mensuplarını açıklamalı ve cezalandırmalıdır. Bilhassa savaş bölgesindeki suçlular hem eski dönemde ve hem de halen görevi başında olanlar sorgulanmalıdır. Herkesin kafasındaki “iyi çocuklar” kaç kişidirler? Bunların görevi nedir? Bu gibi olayların kararını ve örgütlenmelerini kimler hazırlıyor? Panzerlerle uyuşturucu taşındığı dönemler de bu gibi gayri meşru olaylar finans edildi bu halen devam ediyor mu? Konuşmasında orduyu eleştirmek için serbestlik tanıyor genelkurmay başkanı ama Sancı olayında olduğu gibi “çizmeyi aşmamak şartıyla” buda ne kadar demokrasiye uygundur tartışılır.

 

12 Eylül anayasası ile kendini güven içine alanların artık bu konumlarının dışında olması gerekir ki, bu ülkenin bu durumlara düşmesindeki nedenler ortaya çıksın. Demokrasi ve hukukun çağdaş bir şekilde uygulanması için bu anayasanın değişmesi gerekir. Ama gelişmeler hiç de bu yönde değil bilakis daha hukuksuz yasalar çıkartılmaya devam ediliyor. Gerçekleri beğenirseniz beğenmezsiniz dile getirmek bir suç olmaktan çıkartılmalı ve bu görüşlerden faydalanmalıdır.

 

Genelkurmay başkanın konuşması tehdit dolu ve eski anlayışın devamı olması herkesi tedirgin etti. Savaşın bu ülkeye hiçbir şey kazandırmayacağı bilinirken barış adını dile getirmemek endişe vericidir. Taraf olduklarını belirtmelerine rağmen neyin tarafı olduklarını da dahi söylememeleri acaba nedendir. Bu konuşmadan çıkan sonuç “garp cephesinde değişen bir şey yok.” Umarım böyle olmaz.

Dicle ANTER

                                                                                               
  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.