Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 31 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

Günlerce yazı yazamadım. Hem ülkede hem de dünyada olumlu gelişmelerin olacağı umudunu taşıyordum. Ama öyle bir zaman içine girdik ki umut denilen kavram eridi. KCK adı altında yürütülen operasyonlardan bu sefer de basın nasibini aldı. Kürt basınının yazdığı verdiği haberler ülke doğrularını yansıttığından 48 gazeteci tutuklandı. Kendi basınını gerçekleri örterek kullanan hükümet kamuoyunu yanlış yönlendirmekte ve bu ülkeyi uçuruma sürüklemektedir. Basın özgürlüğü diye bir kavram kalmadı ve seçenek olarak “ya bizdensiniz veya sonucuna katlanırsınız” anlayışı gelişti. Kürtlere her alan dar edilmeye çalışılmaktadır ama bu dar alandaki mücadele daha da etkin olacaktır. Geçmişten ders çıkartmayanlar tarihin içinde boğulacaklardır. Basında çalışanların böyle bir baskıya sessiz kalmaları da hükümetin baskısını ortaya koyuyor. Sindirilmiş basın topluma bir katkıda bulunamaz. Bir zamanlar savaş gündemini çarpıtarak yazanlar özeleştiri verdiler ama bugün tekrar eski günlere dönüldü. Sayın köşe yazarları artık sessizliğinizi bozma zamanı gelmedi mi ve ne zaman hükümetlerin basın sözcüsü olmaktan vazgeçeceksiniz?
Gazetecilere baskınlar sürerken diğer taraftan da şiddet olanca hızıyla devam ediyor. Hükümet sözcüleri akıllarınca bu işi yani” Kürt sorununu”  bu şekilde çözecekler. Beşir Atalay itiraf ediyor; “biz yapılanları kendimizce yorumlayıp kendi işleyişimizle çözeceğiz.” Gerillayı kimyasal silahla vuracaksın, Kürt siyasetçilerini cezaevine yollayacaksın ve gazetecileri susturacaksın. Sonra da çıkıp “biz çağdaş bir ülke olma yolunda büyük adımlar atıyoruz” diyeceksin. Dikkat edin büyük adımlar atarken dengenizi kaybedip tepe taklak düşmeyesiniz. Yaptığınız icraatlar dengesizlikten başka bir şey değildir. Şunu da unutmayın ki yok dediğiniz halk bütün alanlarda var olma mücadelesini büyük bedeller vererek gerçekleştirdi ve sonuna kadar da mücadelesine devam edecektir.
1992 de Hüseyin Deniz’in öldürülmesinden sonra Apê Musa şöyle bir ifade kullanmıştı köşe yazısında. Çok üzüntülüydü ve çok öfkeliydi. “Merak etme ben senin yerine de yazarım umarım ben de senin gibi ölerek yanına gelirim”. İşte bu gelenekten gelen bir basın anlayışını hiçbir güç susturamayacaktır. Eli kalem tutan her Kürt bu hukuksuzluğa karşı çıkacaktır. Bizim düşüncelerimizden korkanlar kendi korkuları içinde eriyip gideceklerdir. Basını toplayıp brifing  vermekle bu işler olmaz. Eğer özgür basın var diyorsanız gereğini de yapın insanları kandırmayın. 20 sene evvel de bu şekilde basına hükmedildi şimdi de aynı gelenek devam ediyor. Yaptığınız kanunsuzlukları örtbas etmeye çalışmayın zira tarih sizleri yargılayacaktır. TV yoluyla insanların ölümüne fetva verenler birgün cezalarını bulacaklardır.
Teknoloji çağında herkes bir basın muhabiridir. Yakın zamanda insanların bu olanaklarını kullandığına şahit olduk. Bundan sonra da her kişi bir basın elemanı olarak sizlere karşı mücadele edecektir bundan şüpheniz olmasın.

         Dicle ANTER
         23.12.11 BATMAN

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.