Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 2 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image




Geçtiğimiz günlerde “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı “ idi. Ankara demokrasi güçlerinin, ‘Terörle Mücadele Kanunu’ Mağduru çocuklar için meclis önünde yapacağı açıklamaya Adana’dan gelen Kürt çocukları da katıldı. Açıklamanın ardından tutsak olan çocukların özgür olması için onlarla birlikte balonlar uçurduk meclis bahçesinden. Meclis Başkanı çocukları kabul etmektense, onlara hediyeler yollamayı tercih etti. Hediye bir okul çantası ve içinde de sanırım okul araç gereçleri mevcuttu. Çocuklar arasında bir diyaloga tanık oldum o an.
“Bize bu çantayı niye yolladılar ki, biz okula gitmiyoruz” diyordu çocuk. Ondan yaşça küçük olan diğer çocuk ise “anlamadın mı defterleri cezaevinde kullanalım diye yolladılar “diye yanıt verdi. Meclis Başkanı o gün birçok ülkeden gelen çocukları makamında ağırladı. Bu ülkenin çocuklarını meclisin içine dahi almadılar.
Bu ülkede 4000’e yaklaşmış TMK mağduru çocuk var. Sadece 2009 yılı içinde ve yine sadece Diyarbakır'da 267 çocuk yüzlerce yıllık hapis ile cezalandırıldı. Bu tür garip olaylar “Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’ni 19 sene önce imzalayan Türkiye gibi bir ülkede meydana geldiğini unutmamak gerek. Yeni Terörle Mücadele Kanunu, Türkiye’nin imzaladığı uluslar arası sözleşmelere aykırı olduğuna bilerek uygulamaya devam etmek neyin ısrarıdır.
Bu ülkede çocuklar sadece cezaevine konulmuyor. Son yıllarda organ mafyası yüzlerce çocuğu yok ediyor. Siirt’te çocuklara tecavüz edilmiş bu bilindiği halde yetkililer tarafından yıllarca saklanmış ve hala gizlenmeye çalışılıyor. Siirt Valisi konuya ilişkin yapmış olduğu açıklamada.”gösteri yapmasınlar fuhuş yapsınlar” diyerek, sistemin gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koyuyor. Sistemin kirli yüzü makamlarınca adeta savunuluyor. Siirt‘e ortaya çıkan gerçek dehşet verici olsa da, bir gerçekliği daha ortaya koyuyor: sistem yok etme ve sindirme politikalarında çocukları da kullanmakta tereddüt etmediği. Bu ülkede çocuklar tecavüze uğruyor hapsediliyor sokaklarda ölüme mahkum ediliyor. Bu ülkede ezilen halkların çocukları öteki görülüyor ve sistemin hedefi haline geliyor. Milli Eğitim Bakanı. Siirt olaylarına dönük akıl almaz açıklamalar yapıyor. Çocuk haklarından söz ediyor. Ancak yıllardır görmezden gelinen bu olayda gereğinin yapılmasına dönük hiçbir girişimde bulunmuyor. Vali istifa etmiyor. Emniyet Müdürü görevden alınmıyor
Onların çocuklukları, bizim çocukluğumuz gibi değil. Bizim çocuklarımız ‘büyünce de işkence görecek miyiz? sorusuyla büyüyorlar. Hepimizin çocukluğumuza dair anıları vardır. Her anı gülümsetir bizi. Keşke çocuk kalsaydık dediğimiz çok an olmuştur. Çünkü eskiden bu kadar kirlenmiş değildi dünya. Eskiden Çocuklar dışarıda oyun oynardı. Korkusuzca oynardık hepimiz. Yaşamda acılar karşısında çocuk kalsaydık dediğimiz çok an oldu elbette. Dünyayı kirletenler, aynı zamanda korku salıyorlar yaşamın her alanına. Bundandır ki, çocuklar hemen büyümek istiyor. Çocuklarımız can güvenliklerinin olmadığının farkındadırlar. Sokaklarda özgürce dolaşmanın olmadığı bir dünyada yaşamak zorunda kalan çocuklarımızın geleceği bize bağlıdır.
Taş atan çocuklar çocuk mahkemelerinde yargılanmadı hiç. 9 yaşındaki çocuğumuza yetişkinler gibi davranıyorlar. Çocuklarımızı öldüren askerler polisler, organlarını satanlar mafya elemanlar, tecavüzleri gizleyip ‘aramızda halettik’ diyen valiler, onlarca yıl ceza veren yargıçlar, sizin çocuklarınız yok mu diye sormak gerek. Sizde çocuk sevgisi var mı! İnsan merak ediyor. Gerçekten çocuklarınıza sevgiyle sarılabiliyor musunuz?
Onlar için birçok uluslar arası sözleşmelere imza atanlar, onların çığlıklarını görmezden gelecek kadar üç maymunu oynamaya devam ettiler.
 Bizler, onların çığlıklarını duymazdan gelemeyiz, onlar yarınlarda düşlerimizin aynası. Artık çocuk tacizlerine tecavüzlerine mahpus edilmelerine karşı isyan etme zamanı geldi geçiyor bile.
Zihniyet değişmiyor. Sistem çocuklarımızı, ezilen halkların çocuklarını kurban ediyor kendi düzen çarkına. Bu oyunu bozmak gerekir. Artık dur demek, Yeter demek gerekir. Artık Çekin çocuklarımızın üzerinden kirli ellerinizi diye haykırmak gerek.



g.otlu@mynet.com


  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.