Bu yazıyı beğendiniz mi?

(toplam 0 oy)

Arşiv

Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
272829

image

 İstiklal Marşı ıslıklanırken Diyarbakır- Bursa maçının hakemi Mustafa Kamil Zorti, pardon, Habitoğlu’nun tüyleri diken diken olmuş. Peki dünyanın hangi ülkesinde lig maçları öncesinde milli marş okunuyor? Kürtlere nispet olsun diye yürürlüğe sokulmuş bir garabettir bu uygulama. İşin kötüsü neden niçin okunduğu da unutuldu. Şimdilerde besmele yerine geçiyor. “Ya artık bu saçma adeti kaldıralım, yeri ve zamanında hep beraber okuruz, böyle her allahın günü İstiklal Marşı okunmaz” dediğinizde vatan haini damgası yiyorsunuz, tabii daha önce satılmış veya kansız ilan edilmediyseniz. Sen her fırsatta Diyarbakırspor’a “PKK dışarı” diye bağrıldığında sağır kesileceksin sonra İstiklal Marşı ıslıklanınca tüylerin diken diken olacak. Habitoğlu “bayrak düşünce” maçı tatil etmiş. Yani yardımcı hakemin ense köküne kocaman bir taş yemiş olmasının bir önemi yok. Bayrak yere düşmüş mü düşmemiş mi, asıl önemli olan o. Sanki vatandaş maç yönetmeye çıkmamış, Diyarbakır kalesinin burçlarına bayrak dikmeye gitmiş.

 

Hakem sonuca tesir etti - Bir rivayete göre de “hakem neticeye etki etti.” Tabii bu mavranın “sonuca etki etti”, hayır efendim aslında “neticeye tesir etti” gibi muhtelif versiyonları de yok değildir. Hele ciddi bir yüz ifadesi ve tok bir sesle söylendi mi akan sular durur, çünkü müthiş bilimseldir.

Sözün kısası, necip milletimizin nezdinde vecizeye dönüşmüş her derde deva bir ayettir, o yüzden kesinlikle hikmetinden sual olunmaz. Hakem sahaya çıkar, tek bir hatalı düdük çalmadan maçı tamamlar, işte o kadar! Niye? Çünkü ölümlü bir fani değildir, bilâkis adalet dağıtmakla yükümlü ilahi bir güçtür. Oysa hakemin sahadaki varlığının tek bir sebebi vardır, o da sonuca tesir etme özelliğidir. İşte tam da bu yüzden hatalı hakem kararı diye bir şey yoktur, sadece talihli veya bahtsız takımlar vardır; bu da futbolun bir parçasıdır. O hata bugün sanadır yarın bana.

Sorumluları sürekli dışarda aramak ya ahmaklıktır ya da kurnazlık. 12 Eylül cuntası “dış mihraklar” diye bir öcü yaratmıştı, başımıza gelen bütün felaketlerin müsebbibi onlardı. Sonradan anlaşıldı, bu sözü dillerine pelesenk edenler darbe yapabilmek için ellerinden geleni ardlarına koymamışlardı. “Dış mihraklar”, “trafik canavarı”, “hatalı hakem kararı” gibi öcüler hedef saptırmaya yönelik bahanelerdir. Tabii işin bir başka yönü daha var; “hatalı hakem kararları”ndan nemalanan takım “bizim de çok canımız yandı” gerekçesine sığınarak işi pişkinliğe vururken mağlup takımın yöneticileri “hakkımız yendi” diyerek dünyayı ayağa kaldırıyorlar. O zaman “siyaseten doğrucu“ zevat ortalığı yangın yerine çevirenleri “peki hakem hatasıyla maç kazanırken niye hiç sesiniz çıkmıyordu?” diye akılları sıra hizaya getiriyorlar. Tamam, rakibin gönlünü almak erdemli bir davranıştır. İyi de kimin sırtından?

Hakemi aslanların önüne attıktan sonra o insanlığın kıymeti harbiyesi kalmıyor. Koray topu eliyle düzeltti, Emre kendini yere attı, Arda ofsayttı, Bobo rakibin formasını çekti... Hakem görse de görmese sonuca tesir edecektir. Ama öyle ama böyle. O halde bunun “güneş her sabah doğudan doğar” cümlesinden bir farkı yok demektir. Hülasa, futbol muhabbeti bu topraklarda boş boş konuşma sanatıdır.

Pazartesi - Federasyon ısrarla pazartesi günlerine de maç koyuyor, üstelik takvim sıkışık olmasa bile.

Hadi bu hafta milli maç nedeniyle bir maçı pazartesine kaydırdınız diyelim, peki gelecek hafta ne var? Oldu olacak her güne bir maç koyun da içimiz dışımız futbol olsun. Her şey bu kadar mı televizyona endekslenir yahu? Tamam, adamlar çuval çuval para döktüler futbola, ama her işin de bir raconu vardır, di mi ama?

İstiklal Marşı - İstiklal Marşı ıslıklanırken Diyarbakır- Bursa maçının hakemi Mustafa Kamil Zorti, pardon, Habitoğlu’nun tüyleri diken diken olmuş. Peki dünyanın hangi ülkesinde lig maçları öncesinde milli marş okunuyor? Kürtlere nispet olsun diye yürürlüğe sokulmuş bir garabettir bu uygulama. İşin kötüsü neden niçin okunduğu da unutuldu. Şimdilerde besmele yerine geçiyor. “Ya artık bu saçma adeti kaldıralım, yeri ve zamanında hep beraber okuruz, böyle her allahın günü İstiklal Marşı okunmaz” dediğinizde vatan haini damgası yiyorsunuz, tabii daha önce satılmış veya kansız ilan edilmediyseniz. Sen her fırsatta Diyarbakırspor’a “PKK dışarı” diye bağrıldığında sağır kesileceksin sonra İstiklal Marşı ıslıklanınca tüylerin diken diken olacak. Habitoğlu “bayrak düşünce” maçı tatil etmiş. Yani yardımcı hakemin ense köküne kocaman bir taş yemiş olmasının bir önemi yok. Bayrak yere düşmüş mü düşmemiş mi, asıl önemli olan o. Sanki vatandaş maç yönetmeye çıkmamış, Diyarbakır kalesinin burçlarına bayrak dikmeye gitmiş.

Taş - İlk defa bir konuda hemfikir. Eğer ilk maçta Bursaspor cezalandırılsaydı, bu felaket yaşanmayacaktı. Fakat ne olursa olsun, sahadaki günahsız futbolcuların başına taş yağdırmanın hiçbir affedilir yanı yoktur.

Hıncal Uluç - Şekip Mosturoğlu sanki bir tanesi yetmezmiş gibi daha fazlasını istiyor. Fener’in bir Hıncal Uluç’u yok diyor. Fenerin hakkını savunmak deyince aklına gelen iki çözümden biri bu. İlki, elbette hakemleri düşman diye damgalamaktan geçiyor. Zaten düşman ilan etmedikleri hakem kalmadı neredeyse. Şimdi bir de komplo teorileriyle etrafa zehir saçan birini saflarına katabilirlerse hiçbir eksikleri kalmayacak.


taraf

  • email Arkadaşına gönder
  • print Yazıcı versiyonu
  • Add to your del.icio.us del.icio.us
  • Digg this story Digg this

Yorum Yaz comment Yorumlar (0 Yazılmış)

© 2009 aktuelbakis.org, All rights reserved.