E-bülten
Bu yazıyı beğendiniz mi?

Federe Kürdistan Bölgesi Kültür Bakanı Felaketin Kakai, Hewler'de yapılması beklenen Kürt Ulusal Konferansı'na ilişkin açıklamada bulundu. Kakai, 'Kürt Ulusal Konferansı 1982 yılından beri Kürtlerin gündemindedir. Konferansta 120 yıllık Kürt mücadele tarihinin tartışılması ve aynı zamanda Kürtlerin savaş ve barış koşullarının bu konferansta belirlenip ortak bir iradenin açığa çıkması gerekiyor' diye konuştu.
Ulusal Konferans'ın yeni bir şey olmadığını ilk kez 1982 yılında Şam'da bazı örgütlerin böyle bir çabası olduğunu belirten Kakai, 'Ama sonuç alınmadı. Çünkü hazırlık aşaması iyi yapılmamıştı. O dönem bazı Kürt örgütleri şu örgüt katılırsa biz katılmayız gibisinden söylemlerde bulundu. Yani birbirlerini kabul etmiyorlardı. Onun için de konferans daha toplanmadan dağılmak zorunda kaldı. 25 yıldan sonra tekrardan konferans gündem oldu. Birkaç yıldan beri böylesi bir şey tartışılıyor. Ayrım yapmadan her siyasi gücün kendini temsil edeceği böylesi bir konferans tartışmaları yoğunlaştı' diye konuştu.
Bazı örgütlerin dışarıda tutulması durumunda böylesi bir konferansın yapılmasının anlamsız olduğuna dikkat çeken Kakai, şunları söyledi: 'Birincisi, hiçbir parti konferans dışında tutulmamalı çünkü amacımız ulusal birliktir. Bazı örgütler bunun dışında tutulacaksa o zaman konferans yapılmasının anlamı yoktur. Eğer bu durum yaşanırsa tarihin tekerrür edilmesi anlamına gelecektir. Kürdistan'daki tüm siyasi örgütler bellidir. Doğu, Batı, Güney ve Kuzey Kürdistan'da hangi siyasi örgütler mevcuttur, hepsi biliniyor. İkincisi, tüm siyasi örgütler birbirlerini kabul etmeye hazır olmalılar. Çünkü diyalog süreci birbirlerini kabul etme sürecidir. Falan örgüt silah bıraksın ya da bırakmasın bu tür şeyler konferansın konusu değildir. Konferansın esas konusu 120 yıllık Kürt mücadele tarihinin yeniden tartışılmaya açılması Şeh Ubedullah Nehri döneminden bu yana neler oldu ve şimdi ne yapmamız gerekir bunları tartışmalıyız. Üçüncüsü ise, şimdiye kadar Kuzey Kürdistan'daki şu veya bu örgüt konferansa dahil olsun mu olmasın mı? Bu konuşmalar boş ve temeli olmayan konuşmalardır. Çünkü konferansın esas gündemi Kuzey Kürdistan'daki sorundur. Eğer oradaki siyasi örgütler katılmayacaksa bunun anlamı nedir? Doğrudur, Güney Kürdistan'da, Doğu ve Batı Kürdistan'da esas olan örgütler vardır. Ama bugün Kürt sorununun başat olarak ortaya çıktığı yer, Kuzey Kürdistan'dır. Eğer buna rağmen 'Konferansa PKK ya da DTP katılmasın' deniliyorsa bu konferans sonuç almaz, kabul da görülmez. Tüm Kürt siyasi örgütleri bir araya geldikten sonra konferans gündemi tartışılır ve ona göre kararlar alınır.'
'Çıkarlar korunmalı'
Kürt Ulusal Konferansı'nda Kürtlerin çıkarlarının nasıl korunacağının tartışılması gerektiğini vurgulayan Kakai, 'Şu anda hem uluslararası, hem bölgedeki hem de Kuzey Kürdistan'da- ki seçimlerde elde edilen büyük başarı, koşulların ulusal konferans için olgunlaştığının işaretidir. Kuzey Kürdistan'daki bu büyük kazanım ulusal konferans üzerinde de olumlu yönde ciddi bir etkisi olacaktır' diye konuştu. Kakai son olarak, 'Türk devleti de Kuzey'deki özgürlük mücadelesini muhatap alsın ve yaptıklarından ötürü özür dilesin, genel bir af çıkarsın, siyasi tutuklular ve Sayın Abdullah Öcalan serbest bırakılsın. Tüm bunlar yapıldığında Kürtler neden savaşsın, neden silaha ihtiyaç duysun? Kürtlerin barış iradesi çok güçlüdür' dedi.
Kürt Konferansı'nda Türkiye gözlemci
Hewler'de yapılması planlanan Kürt Konferansı'na Türkiye'nin gözlemci olarak katılacağı öğrenildi. Nisan ayında yapılacağı belirtilen konferansın mayıs ayına ertelendiği bildirildi. ANF'nin geçtiğini habere göre, Türkiye'yi gözlemci olarak Musul Başkonsolosu Hüseyin Avni Botsalı'nın temsil edecek. Ancak Ankara'ya yönelik farklı bir davet olması durumunda bunun da değerlendirilebileceği ifade edildi. Konferansa ilk etapta, Türkiye'nin Irak Özel Temsilcisi Murat Özçelik'in katılması planlanmıştı. Ancak, PKK ile aynı toplantıda olmak istemeyen Ankara Özçelik'in konferansa katılımının üst düzey olacağı gerekçesiyle, katılımı Musul Başkonsolosu düzeyiyle sınırladı. Ankara'daki kaynaklar, PKK ya da PKK ile bağlantısı bulunan herhangi bir kişi ya da grubun konferansa katılmaması durumunda Türkiye'nin daha farklı bir katılım gösterebileceğini ifade ediyorlar. Öte yandan Türkiye İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın PKK'ye karşı yapılan toplantılarının ikinci ayağına katılmak üzere haftasonu Irak'ın başkenti Bağdat'a gitmesi bekleniyor. Irak Ulusal Güvenlik Danışmanlığı'nın verdiği bilgiye göre, yeni toplantının 11 Nisan Cumartesi günü Bağdat'ta yapılacak.
ABDULLAH RAMAZAN SERBAZ SİYAMENDHEWLÊR - DİHA



